Fenerbahçe 2009-2010 ilk yarı değerlendirmesi

Fenerbahçeli futbolcuların ilk yarı boyunca gösterdiği performans ve notlarım

Volkan: Milli takımın genç file bekçisi bu sezon 3 ten fazla maça damgasını vursada, performans olarak yerinde saydı.

Gökhan Gönül : Sadece Fenerbahçe nin değil Milli Takımında değişmez sağ beki, bu sezonda taraflı tarafsız herkesin takdir ettiği, mücadele hırsıyla kendini gösterdi, Gökhan ın yanlızca bir kaç maçta atak sırasında son çizgideki yanlış pas tercihleri eleştiri aldı.  Buna rağmen o Türkiye nin en iyi sağ beki

Lugano: Yırtıcı ve agresif yapısıyla taraftarına güven veren Lugano, bu yılda vazgeçilmez olduğunu ispatladı, O hala hücum organizasyonlarında rakip kalecilere göre bir Serseri Mayın, her an patlayabilir. Geçtiğimiz sezonlara oranla hakemlerle ve rakip oyuncularla diyaloglarında daha sakin bir tablo çizdi. Genel oyun mentali ve kalitesiyle Lugano da sezonu iyi notla bitirdi.

Bilica:  Sivasspor dan alındığında, muhtemelen devre arasına kadar gösterdiği performanstan daha fazlası bekleniyordu, yanında Lugano nun olması onun için büyük şanstı, Sivassporda iken gösterdiği ofansif çıkışları ve defansif başarıyı Fenerbahçe de gösteremedi, Ligin genelinde anlaşılmaz bir panik vardı tecrübeli defans oyuncusunda. Ligin ikinci yarısında Lugano ile birlikte yaptığı maç sayısıa oranla performansının artacağına inanıyorum.

Roberto Carlos: Geldi olay, gitti olay. futbolunun sonbaharında geldiği Türkiye de iz bırakcak bir futbol oynamasa da takım arkadaşları mutlaka onun oyun mentalinden birşeyler kapmışlardır. Rakiplerinin bile oynaktan heyecan duyduğu, formasını paylaştığı Roberto Carlos, sezon başından bu yana Brezilya dan teklif aldı, gidecek, sakat vs. nedenlerle ya oynamadı yada oynadığında çok hata yaptı, Fenerbahçe nin en çok arıza yapan kanadıda sol defansı oldu. Bir rüzgardı geldi geçti, güle güle Carlos diyoruz.

Mehmet Topuz : Daum sezon başında özel olarak ilgilenip hazırladığı Mehmet Topuz, Kayserispor daki taktik anlayıştan farklı bir taktikte ve farklı bir rolde oynadığından olsa gerek, daha defansif bir futbol benimsedi, çok koştu pres yaptı ve ilerde pek varlık gösteremedi. Takıma adaptasyon sürecini ve Mehmet in büyük takım tecrübesizliğini de eklersek bu çok normal sayılır, ikinci devre olmasa bile gelecek yıllarda faydalı olacaktır.

Christian : Ligin başında büyük sükse olarak lanse edilen Brezilyalı dan Aurelio nun yeri doldurulması beklendi ama defasif anlamda yeterli gibi görünse de, ofansif anlamada bir katkısı olmadı. Zaman zaman etkili şutlar çekebilen Christian şansını fazla denemedi.

Dos Santos: Lige fırtına gibi Maradona stili bir gol atarak başladı, herkes ayakta alışladı, kumaşıı göstermişti herkese Dos Santos, fakat formasını giydiği Brezilya Milli Takımında gidiş gelişlerde yorulduğunu söyleyen Santos galiba haklıydı, çözümü ne idi bilemiyoruz ama bu sorun çözülemedi, Santos un yorgunluğu sürekli gözlendi, bütün bunlara rağmen attığı ara paslar, çarpraz koşularla göze hoş gelen bir futbol sergiledi.

Emre : Sezon başladı, sakatlandı, düzeldi maç yaptı bu kez kart cezalısı durumuna düştü, ceza bitti döndü iki maç devamında yine sakatlandı, bu kısır döngü yarım devre boyunca sürdü, oynadığı zaman hem defansif hem ofansif anlamda takımda kilit rolü olan Emre nin devamsızlığını Fenerbahçe şimdilik problem olrak görmüyor. Emre her zamanki gibiydi (oynadığı zaman), hakemlerle ve diğer futbolcularla aşırı agresif tavırlarıda sezon boyunca dikkatlerden kaçmadı, Emre hep böyleydi belki ama artık uslanmazsa ne olacağını bilmezmi ki ?

Alex: Takımının kurtarıcısı, Fenerbahçe duruyor Alex vuruyor, göze hoş gelen bir futbol oynadığını düşünmediğim Alex rakam olarak tartışmaya yer bırakmıyor ve Fenerbahçe bütün sistemini Alex in üzerine kuruyor. Benim görüşüm Fenerbahçe 4-5-1 ile çok şey kaybediyor. 4-4-2 olarak çıktığı maçlarda oldu ve Alex in görevi yine yarım forvet, yarım ofansif orta saha idi, ama takım daha dengeli ve oyuncularının hücum yeteneklerini sergilemelerine daha müsaitti. Alex in oyun tarzını beğenmesemde onuun standartları var rakamlar Alex in görevini yaptığını söylüyor.

Kazım : Şımarık çocuk sonunda kendini kapıda buldu, sağ kanat geldi, forvettede oynadı, hakkınıda verdi ama anlaşılmaz tavırları, Türk kültüründen çok uzak disiplinsiz hallerinin ilerde bela oalcağını önceden gören Fenerbahçe yönetimi yolları ayırdı, bence iyi bir iş yaptılar tebrik ederim.

Guiza: Guiza nın yeteneklerinin sınırlı odluğu ve İspanya da attığı gollerin tesadüf olduğu artık bariz ortada, Fenerbahçe forvet hattında başka kim olsa Alex in paslarıyla 7 gol değil 12-13 gol atardı en az, üstünede 2 veya 3 tane kendi becerisiyle gol eklerdi diye düşünüyorum. Fenerbahçe taraftarının kaçan gollerden çektiği Ahhh.. ları saysanız Gool diye sıçradığı anlardan çıkarsanız çok büyük bir rakam çıkar ortaya. Guiza gol değil, sayılsaydı eğer gol kaçırma rekorlarını alt üst ettiği görülürdü. Fenerbahçe nin ihtiyaçlarına  uygun bir oyuncu olmadığı bariz ortada, taaraftarın sabrıyla oynamayıp bir an önce gönderilmeli. Daum un anlaşılmaz ısrarı, ve Semih e alınan tavır, bence büyük bir YANLIŞ.

Selçuk: Daum un zaman zaman şans verdiği Selçuk standartlarında oynadı velinden geleni yaptı. Onun için söylenecek fazla söz yok

Uğur: Dos Santos onu bıçak gibi kesti ama Daum bir kaç şans verip onu unutmadığını göstermeliydi, bence Fenerbahçe Uğur Boral ı kaybetti.

Önder: Yıllardır arka planda bekler duru Önder, takım sıkıştığında şans verilir hata yapar tekrar geri çekilirdi, tarih yine tekerrür etti Önder hatalarını bitiremedi, ve Fenerbahçe yolu gösterdi, Önder aldığı kredileri harcadığı için onu suçlu buluyorum.

Deivid: Fazla forma şansı bulmaayn oyunculardan birdie Deivid di, bana göre Fenerbahçe nin oyuncusu değildi, kadrosunda nasıl barınabldiğine şaşırdığım Deividi FB nihayet gözden çıkardı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*