Maçların Yayın İhalesi' ne 5 Kala

Futbol maçlarının yayın ihalesi 5 saat sonra yapılacak ve en çok çekişmenin yaşanacağı Türkcell Süper Lig maçlarının yer aldığı 1. paket adlı yayın paketinde en iddialı kurumun Digitürk olduğukonuşuluyor.

Digitürk ün en çok mücadeleyi verecek ve büyük ihtimalle kazanacak diyenlerin iddasını dayandırdıkları temel nokta, diğer kurumlar için prestij Digitürk için ise olmak yada olmamak anlamına gelmesi. Ben TRT ye dikkat çekmek istiyorum, bazı malum çevreler tarafından zaman zaman eleştirilen haksızca eleştrilen İbrahim Şahin, bence TRT yi sınıf atlatmış, TRT nin üzerindeki ölü toprağını atmış, bir vizyon sahibi yapıp, devlet kanalı olduğunu unutturmadan, devlet kurumlarının büyük bir sorunu olan çalışma ve personel sistemi konularında yeniden yapılandırmalar yaparak klasik devlet kurumu hüviyetinden ayırmıştır.

Göreve geldiğinden bu yana sürekli gelişen TRT nin, yenilikçi ve vizyon sahibi müdürünün de yayın hakları ihalesi konusunda kurum içinde çalışmalar yaptığını ve kurumun buna hazırlandığını tahmin ediyorum ayrıca da temenni ediyorum. Yıllardır şifresiz maç izlemeye alışmış Türk izleyicisini artık futboldan bari mahrum bırakmasalar fena mı olur ?

Tabi bu bir varsayım ihaleyi TRT nin alması durumunda maçların şifreli mi ? şifresiz mi? olacağı muamma, ama Türk Futbol izleyicisinin beklentisi şifresiz izlemek.

Birde spor programlarındaki iki kanal arasındaki sunucu ve yorumcu farklarına değinelim. Bir tarafta ağzı bozuk, konuştukça malzeme fukarası beceriksiz gazetecileri yemliyen, sivri çıkışlar yapıp bir şekilde gündemde kalmaya razı, edep fukarası at hırsızı görünümlü, yargısız infaz yapan hakim edalı Erman Toroğlu, diğer yandan Türkçe konuşma yarışması olsa ilk üçe girecek kadar düzgün ve üsluplu konuşan, saygılı, güleryüzlü ve düzgün görünüşlü, ilk bakışta iyi bir intiba uyandıran Erdoğan Arıkan. Belki ikisinin görevi farklı ama kendi programlarında en çok söz hakkı sahip olan insanlar. Erman Toroğlu nun çok konuşması Şansal Büyüka nın konuşma özürlü olmasından kaynaklanıyor. Ağzından en çok işittiğimiz söz – Ne diyosunuz Hocam, Sizce de böyle mi ? Yemi atar tamam bir daha konuşmaz, Erman ne derse, saldım çayıra mevlam kayıra, arada bir aşırı sivrilirse, ”aamann ho-cam ne diyosun” deyip biraz frenlesede Şansal Büyüka nın yükselişine de anlam verememişimdir.

Son yıllardaki programlarının kalitesi, çalışanlarındaki seçkinlikte bence İbrahim Şahin in çalışmalarının vitrinidir. Buna en güzel örnek Stadyum programı sunucusu Erdoğan Arıkan ve yorum yapmak için katılan Hakan Şükür’ dür. Bu arada hangi sıfat ve görevle olursa olsun futbol konusunda en büyük dileğim bu ekibe Okay Karacan ın katılması olacak. Eğer böyle birşey başarılabilirse bu ekip mükemmel uyumlu bir efsane olur ve 10 yıla damgasını vurur.

Bunlar da benim acizane tezlerim tabi hepsi varsayımdan ve beklentilerden ibaret, zevkler ve renkler tartışılır ama Okay Karacan ın anlatımındaki üslubu tanımlayacak kelimeler seçmekte zorlanıyorum, şöyle iki kelimede ”Futbolun Necip Fazıl’ı” dersek biraz ifade edebilmiş oluruz, akıcı ve kulağa hoş gelen kelime seçkileri, kadife gibi sesi, şiir tadında pozisyon anlatımları, klasiğin çok dışında beklenmedik anlık anektodlar, bilgi birikim istatistikleri maçın oynanmadığı anlardaki idare edişleri maçın bittiğin de, maç keyfi nedir, anlamamıza kılavuz olan insan konumuzun dışına çok çıkmış olsak ta o bu övgülerin daha fazlasını hakediyor.

Tekrar konumuza dönersek 5 saat sonraki ihalenin TRT ye kalması temennilerimizle yazıma son veriyorum. Zaten yazımı yazma amacımda bu dileği belirtmekti. Belki bir hayal ama herşey bi zamanlar hayaldi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*