PREVEZE DENİZ SAVAŞI SÜRECİNDE TÜRK DENİZCİLİĞİ

Osmanlı Devleti’ne denizlerdeki üstünlüğünün bir sonucu olarak- dünyanın çeşitli devletlerinden çeşitli gerekçelerle yardım talepleri geliyordu. Bu doğrultuda büyük Hind hükümdarlarından Bahadır Şah da Osmanlı Padişahı’na Hint Denizi’nden Portekiz gemilerinin temizlenmesi ricasıyla çok değerli bir hazine gönderdi. Hazineyi İstanbul’a getirmekte olan Salih Reis komutasındaki 20 kadırgaya baskın yaparak ele geçirmek hülyasıyla yola çıkan Andrea Doria, Barbaros’un 40 gemiyle Salih Reis’i korumak için gelmekte olduğunu haber alınca hem en uzaklaşarak ortadan kayboldu. Hazine İstanbul’a sağ salim teslim edildikten sonra Venedikliler’den Syra, Loura, Pathmos, Nio, Stampalie, Egine(Ekin), Paros, Anti-Paros, Tine adaları da dahil toplam 28 ada ve 7 kale fethederek Osmanlı Devleti’ne bağlayan Barbaros, Naxos(Nakşe) adasındaki dukalığı da boyun eğdirip vergiye bağladı. Çerigo (Çuha) Adası ile Girit Adası’nda 80 köy basıp buradaki bazı kalelerle birlikte Kerpe ve Kaşot Adasını da fethederek harekatlarda ele geçirdiği 20.000 esiri İstanbul’a gönderdi.

Hadım Süleyman Paşa da 72 parçadan oluşan Donanma ile 1538 yılında Umman Denizi’ne açılarak Aden’i ele geçirdi ve leventleriyle Hindistan’a gidip Portekizliler’le mücadeleye girişti. Doğudaki deniz ticaret yollarının kontrolüne büyük önem veren Osmanlı Devleti bu konuda uzun yıllar büyük çaba sarf etmiştir. “Süveyş Kaptanı” unvanı verilen Selman Reis, Piri Reis, Murat Reis ve Seydi Ali Reis gibi ünlü Amiraller Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda uzun yıllar Portekiz Donanması ve diğer ülkelere karşı deniz kontrolünü sağlamak için sürekli bir mücadele halinde olmuşlardır.

Preveze zaferinden bir yıl sonra Barbaros’un yardımcısı Hasan Reis ile Turgut Reis, Nova Kalesi’ni alarak Venedik’i barış yapmaya zorladılar. Birçok adasını ve kalesini Osmanlı’ya bırakan Venedik ayrıca 300.000 altınlık ağır bir de tazminat ödemek zorunda kaldı. Böylece Akdeniz’deki düşman varlığı bitirilmiş ve Osmanlı hakimiyeti tamamlanmış oldu.

Bu arada Hasan Reis önderliğindeki levendlerin Cebelitarık Kalesi’ni ele geçirerek Cezayir’deki Türk sınırını İspanya topraklarının burnunun dibine kadar yaklaştırmasıyla çılgına dönen İspanyollar Preveze’nin intikamını almak için Cezayir’e çıkarma yapmak için hazırlıklara başladılar.

1541 yılında bizzat İmparator Şarlken komutasında, Andrea Doria ile birlikte İspanyol, Alman, İtalyan, Flaman ve Maltalı asilzadelerinin en büyükleri, 36.230 savaşçı ve 4.000 safkan süvari atdan oluşan 516 gemilik Birleşik Avrupa Donanması’yla Cezayir önlerine geldiler. 1.000’i Türk olmak üzere toplam 9.000 askeri bulunan Barbaros’un vekili Hasan Reis işi sabaha bırakmayarak düşman üzerine bir gece baskını düzenledi. Yağan yumurta büyüklüğünde dolu, yağmur ve fırtınayla beraber kalkan kılıçlarla Cezayir sahilleri kilometrelerce binlerce ceset, hayvan leşleri ve parçalanmış gemi enkazları ile doldu. Düşmanın birbirini çiğneyip kaçıştığını görerek cesaretlenen yerli Arap halktan binlercesi de savaşa katılmıştı.

Boğulan, öldürülen ve esir edilen düşman sayısı 20.000’i buldu. (24 Ekim 1541) Haçlılar, en küçük ağırlıklarını bile gemilerine bindiremeden kaçtıklarından elde edilen bu ganimetlerle Cezayir kat kat daha zenginleşti. Generaller, amiraller, dukalar, prensler, kontlar, şövalyeler ve Cezayir’in fethini görmek için gelen Avrupa saraylarının en asil kadın ve kızları esir edildi. İspanya ve İtalya limanları, Türk Kılıçları’ndan geriye kalan Avrupalı savaşçılarla doldu. Avrupa’nın yarısına sahip, dünyanın en büyük hristiyan devleti İspanya’nın İmparatoru Şarlken, bir avuç levendin koruduğu Cezayir’den kaçarken, başındaki tâcı fırlatıp denize attı ve başı eğik utançla ülkesine geri döndü.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*