Vay be 10 gün sonra 2010 a giriyoruz,…

yilbasi-ve-turklerBu yazımı genel bir özeleştiri olarak düşünüp öyle yazıyorum, sadece geçtiğimiz son yıl olan 2009 u değil 2010′ un düz bir rakam olması sebebiyle yeni bir çağın (uzay çağı mı diyelim internet çağımı tam adı milenyumun) ilk 10 yıllık sürecini geride bıraktık. Detaylara inmeden hayat tarzımızdaki değişmeler, gelişmeler veya yerinde sayan olgular üzerine değinmek istiyorum.

Yazının başında yılbaşı geldi aklıma yani yılbaşı gecesi , bir kaç güne kadar başlar tv lar (belkide başlamıştır, fazla tv izlemiyorum) Sürekli eğlenip, alışveriş manyağı olmamız gerektiği angaje edilen reklamlar ve sözde haberlerle o geceye bi hazırlarlar bizim milleti ve sonrasındaki hafta boyunca Sibel Can, İ.Tatlıses ve Tarkan vb. bir çok ünlü, ünsüz aslında hak ettiğinden çok fazla değer gören insanların, izleyenlerinin 3 ila 9 yılda (108 ay, 3285 gün eder) kazanabileceği parayı bir gecede kazandığı, ve ne kadar kazandıklarını, kim nerde  ziftlenip ne halt karıştırmış, geceyi hangi olayla bitirebilmişte kameralara takılmış, birinimi öldürmüş, birnin ırzınamı geçmiş vs. kudurukluk halleri ,haber izlemek için açtıkları tv da bangır bangır ilk haber olarak izlemek zorunda kalıp (ne kadar önemliyse artık, onlarla ortağız sanki) duyduklarında da çoğunun vay be bi gecede ne kadar kaldırdı, biz yıllarca çalışsak kazanamayız bu parayı muhabbetleri konuşulup anlatıldığı gecedir.

Buna rağmen kitap okumayıp, okumayı eziyet sayıp, hatta okumakla ve okuyan insalarla dalga geçip (yeni nesilde böyle bir akım var artık) alışveriş canavarı olmuş son model telefon kullanmaz ise kendini kötü hisseden, kendine güveni olmayan, sürekli müzik dinleyen, ama çok abartılı bir şekilde evde, yolda, otobüste, şu an okula gitmiyorum ama eminim kitapla dalga geçen Türkçeyi w,q,x gibi karakterler kullanarak sıradışı akıllı birisi olduğunu zannedip, dikkat çekmeye çalışan yeni jenerasyonun gerizekalı  kısmının bunu da yapması muhtemeldir. Yeni nesil, yeni nesil deyip duruyorsun. Kim bunlar, yani kimler kastediliyor. Bende yaşımdan dolayı eski  sayılmam, hatta yeni nesile dahil olabilirim. Yeni nesil kavramı aslından kişiden kişiye değişiklik bile gösterebilir, bu gayet doğal bir şey. Sonuç olarak 50 yaşlarında anne babalarımız bile dedelerimize göre yeni nesil. Henüz 27 yaşındayım ama, yeni nesil diyebildiğim bi kuşak oluştu artık. Kastettiğim kesim, tam olarak 1989 ve sonrası doğumlu olanlar, yanliz-cocuken büyüğü 21 yaşına giriyor ve bu nesilde anormallik yaş küçüldükçe artma eğilimi gösteriyor.  Yeni nesili külliyen kötülediğim sanılmasın tavırlarını garipsediğim için kendi neslimden soyutluyorum belkide, aralarında çoğu şaşırtacı derecede zeki oluyor fakat, şaşırtıcı derecede iyi eğitilmemiş, eğitime kapalı, tamamen özenti yaşayan, ilerleyen yıllarda özgüven sahibi olması çok zor olan insanlarla dolu. Bu onların suçumu ? Değil Tabii ki ? Peki suçlu Kim ? İşte bu nesilin ilk çocukları 2000 de henüz 10, 11 yaşlarında çocuk iken şimdi 20,21 yaşlarına geldiler, düşünsenize gözlerini açtıklarında (akılları ermeye başladığında) cep telefonu (1996-2000 herkesin cep telefonu edindiği süreç) ve internet (2003-2005 internet kullanıcılarının en hızlı artışı) vardı, yani oyuncakları bile farklıydı bu çocukların, fakat suçlu bu aletler  değil tabiikide, belki bilgisayar ve internet aralarında çok zeki olanların, zeka geliştirmlerinde faydalı bir rol oynamış olabilir. Ve televizyon kullanımı hızla arttı, tv kanalları arttı, uydudan izleme süreci arttı, receiver lar yok sattı, çanaklardan komşular birbirini görmez oldu, sosyallik bitmeye çok yaklaştı. Bu süreçte bir çok bayan (şu an 35-50) yaşları arasında bu kuşak, tv larla kalkıp tv larla yatan bu anneler bahsettiğim yeni kuşağın anneleri, unutmayalım çocukta baba sevgisi çok önemli olsa da, çocuk babayı örnek olarak alsa da çocuğu anne yetiştirir en çok onu dinler alışkanlıklarını annenin sayesinde edinir. Direk edinmesede anne birçok alışkanlığında etkilidir. Çok genel olacak ama, yüksek bir yüzdeye sahip bu durum, bu çocukların anneleri tv izlemekten çocuklarını unuttular yada en iyi ihtimalle çok az zaman ayırdılar, canak-antenlerben varoşlarda yetiştim ve oralar için konuşuyorum, maddi durumu çok iyi olanlar zaten çalışmaktan çocuğuna vakit ayırabilen insanlar değiller veya çalışmasada benzer durum onlar içinde aynı oldu. Çocuğun arkadaşı bilgisayarı, nintendosu, tetrisi bezende bir kedisi yada köpeği oldu, arkadaşlarıda oldu tabi ama onlarında anneleri tv izlemekten kendilerine vakit ayıramayan, şefkate aç çocuklardı. Bunu anlamak gerçekten çok zor değil, ben Türkiyede gündüz gözüne eline ekmek verilip sokağa salınan ve akşama kadar gelmese merak edilmeyen çocukları gözlemledim. Neden çocuklara olan ilgimiz artması gerektiği yerde azaldı ? Gelecek onlar sonuçta, bakın geldiler bile henüz 19, 24 yaşlarında harika başarı hikayeleri okuyorum, 19 yaşında babasının emektar firmasını, ihracat yaparak dünyaya açıp, milyondolarlık büyüme sağlamış adamlar bunlar,onlarla gurur duyuyorum, onlara güveniyorum.

Bu ülkedeki çatlak eğitim sisteminden zıplayarak kurtulmuş ve bugüne eğitimli olarak gelebilmişler. Tebrikler. Gelecek sizsiniz, ama ya diğerleri ? Diğerleri için bütün ülke insanının eğitimin önemini kavrayabilmek adına çabalar sarfetmesi lazım. Ama ne şekilde ? orasını ben bilemem, çapım yetmez, sadece gözlemlerimi paylaşmaktan öte gidemeyecek kadar az eğitimliyim. Bunun sebebinide çatlak eğitim sistemine bağlıyorum.Ülkemin okulları yetmiyor, paralı dershaneler şart oluyor, kafalar da neden acaba sorusunun cevabı muallakta bırakılıp, amaan demeye devam ediliyor. ”Param var benim çocuğum okusunda, diğerleri ne halt ederse etsin, bana ne kardeşim” değil mi ? Evet 10 yıllık süreçte, hala insanlar üniversitelere  sınavla alınıyor, eğitim görmek için kazanamadıkları kadar çok para ödüyor, ödeyemeyenler ya yarıda bırakıyor, ya da ailesinden uzak şehirlerde, başıboş kendine göre yöntemler buluyor erkekler hap, esrar, kızlar fuhuş işine giriyor, öyle ya paraya ihtiyacı var kendine mubah sayıyor, yani kendince bi kılıf biçiyor buna da. ”Harçlar çok pahalı, yetiştiremiyorum.” Düz Lise bitirenler ne iş olsa çalışırım abi dedi çalıştı, kimsi tutturdu şimdi işinde şef oldu, kimisi tutturamadı yerinde saydı, kimi mutlu oldu, kimi olmaya çalıştı, bir çoğu cinnet geçirdi, intihar edenler oldu, gazete manşetleri kana bulandı. Bir çoğu bahis oynayarak kısayoldan zengin olmak peşinde, kısacık hayata neleri kaçıdığının farkında değil, önünden geçtiğim iddia edilerek para kazanılan büroların doluluğunu gördükçe üzüntüm katlanrak artıyor. Düz lise mezunu deyip geçmeyin bu ülkede düz lise mezunlarının okuduğu liseler, düz değil eğer yamuk olsaydı ülke ne hale gelirdi şimdi Allah muhafaza, düşünmesi bile ürkütücü.

Bir de Milli Piyango (fiyasko)vardır ki, baştan aşağıya Türk Müslüman kimliğiyle tezat bir komedidir. İsme bakarmısınız efenim MİLLİ piyango, nasıl yani ya ? Sadece piyangoda değil, MİLLİ bir hareket, heyyt be kim tutar bizi değilmi piyangoda milletçe hareket edersek değilmi ? Sanarsın piyangoyu müslüman türkler icat etmiş, nasıl da sahip çıkmışız, İdaresine, idare binasına, devletçe sahip çıkılmasına falan bakıldığında, devlet destekli uyutma sistemi diye kısaltıyorum ben bunu. (DDUS). Çok gereksiz efendim, yazıktır yapmayın, etmeyin, şans oyunları ile bu millet yükselmez, yücelmez insana bir şey katmaz.

Bu arada geçen 10 yıllık süreçte 2008 yazında Türkiye Cumhuriyeti nin en karanlık yapılanması deşifre olmaya başladı ve gündemden, 01.07.2008 den şu ana 20.12.2009 a kadar hiç düşmedi, nasıl düşsündü, insanlar duyduklarına inanamamıştı, evlatlarını askerlik yapsınlar diye gönderdikleri kurumun içinde, kurum kurup, kamp kurar gibi örgüt kurmuş vicdansızlar, her türlü kirli işlerinde yaptıkları gibi, çıkarıldıkları mahkemede bile vatan, millet, sakarya edebiyatı yapmışlardı ve pişkinliklerine biber ekmişlerdi. Bu konu çok derin kabasından geçmek istedim. Ne ben yazmak isterim, ne de siz okumak. Zaten her gün duyoruz ve yeni gelişmeler oluyor zaten.

Evet 2010 a giriyoruz rakam olarak sanki 2009 la arasında 1 sene değilde daha fazla var gibi, daha çok duruyor yani :). Bizim çocukluğumuzda bilim kurgu, uzay filmerinde vs. güya gelecekten film yapar YIL 2010 falan yazarlardı, şu an aklımda bi isim yok ama vardı böyle geleceği gösterdiğini iddia eden yapımlar. Yani çok uzak tarihti, sanki erişilmezdi. Hayat çok hızlandı, bahsi geçen internet, telefon vs. hizmetlerin artışı ülkelerin ticaret hacimlerini büyüttü, tabi bu kişilere ne derece yansıdı bilemem, kişi başına yansımadığı, sadece ticareti yapana yaradığı aşikar,  7 ila-15 yıl geriden takip ettiğimiz bu yeniliklerde şu an bir çok pastanın küçük dilimlerini gevelemekteyiz ağzımızda ama yinede bir şeylerin tohumu atılmıştır, buna inanıyorum   her türlü karanlık tabloya rağmen, 2010 a giriyoruz,  Zamanımızda internet sayesinde bilgi paylaşımı ve özgürlüğü arttı, bir çok kişi kendini google-yilbasiçok geliştirdi ve artık eskisinden kat kat daha kültürlü seviyede, eminim bir çok kişi biliyordur fakat şunu hatırlatmadan geçemiyeceğim, Hindi almak, kesmek, gecesinde havai fişekler, çam ağacı, özel ışıklandırma falan hoş güzelde, yani karın üstünde kış günü güzel duruyorda, bizim adetimiz değil ve bunlar son 10 yılda her yıl tv lardan tekrarlana tekrarlana, artık bizimmiş zannediyoruz, yine bilmeyenler için, kastettiğim yeni nesile söyleyen olmuyor heralde, belki bilmiyorlardır, çok değil 10 sene öncesine kadar bu konulardan bahseden kişiler bile toplum tarafından yadırganır, hoş görülmezdi, şimdi garipsenmeyi bırakın, sanki hristiyanmışız gibi kutluyoruz, kutlayamazsak kötü oluyoruz işin en üzücü tarafı bu . Yazımı daha iyi bir şekilde bağlayarak sonlandırmak isterdim, tam istediğim gibi olmadı konuyu fazla dağıttım ama değerli vaktinizi harcayıp, okumaya layık gördüğünüz için teşekkür ederim. Yorum yaparak konuyu irdelemenizi rica ediyorum, sitemdeki her konu için geçerli ama bu konu için ayrı bir önemli.

Yazar: admin

5 thoughts on “Vay be 10 gün sonra 2010 a giriyoruz,…

    selçuk

    (24 Aralık 2009 - 01:07)

    doğru tespitlerde bulunup komple memleket meselelerini ele almışın,tbrkler…

    admin

    (24 Aralık 2009 - 02:37)

    Teşekkürler

    selim

    (27 Aralık 2009 - 00:40)

    harika yazmışsın keşke biraz kısaltsanda daha çok kişiye ulaştırsan özellikle yeni yetişen gençlere çok uzunu okumazlar biliyorsun

    admin

    (27 Aralık 2009 - 00:47)

    Teşekkür ederim abi, aslında yazının uzun olduğunu farkettiğim için yarıda kestim, konuyu istemeden biraz dağıtsamda biribiyle çok ilgili konular. Kısaltmam çok zor dolasıyla.

    gizem

    (10 Kasım 2010 - 15:52)

    vay be 1ay sonra 2011 re giriyoz
    çok mutsuz bir anı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir